Bağlan
Aşık Figani (Abidin Dede) - Yaz Geldi (Topal Hoca)
Cemal Dede (Cemal Koçak) - Yaz Geldi (Topal Hoca)
Topal hoca ismiyle anılan ve köye 70 yıldan fazla imamlık yapan, hatta 1. Dünya Savaşında bütün eli silah tutanların cepheye gitmesiyle köyde muhtarlığı da yürüten asıl adı Hüseyin Avni olan, sonra da Dönmez soyadını alan Efgani, aşık Hasan’dan bağlama dersi almıştır. Köy toplantılarında muhabbet ve sohbetlerde Aşık Hasan ve Aşık Süleyman kadar saz çalma yateneği yoksa da onların olmadığı zamanlarda onları aratmayacak şekilde bağlama çalan bir aşıktı. Bunun yanında Hoca Efendi, uzun süre köy çocuklarını okutmuş, bu yönüyle de tanınmış bir kişidir. Hoca Efendi bir ayağı topal olduğu için rençberlikte uğraşısı olmadığından yukarıda da belirtildiği gibi, hocalık aşıklık, imamlıkla geçimini sağlamış kimsedir. Köyde hatırı sayılır ve tahminen 100 yaşlarına kadar yaşamış bir simadır. 1966’da ölmüş ve bazı deyişleri, güzellemeleri, daha köy dillerinde dolaşmaktadır. Güzellere düşkün olduğu bilinir, ayrıca sakalını hiç bir zaman kesmediği söylenir. Hocanın güzellere sevgisini anlatan bir rivayete göre, köylerde herkesin koyunu olduğundan her güz mevsiminde birinin evinde yün taranır. Hoca bir gün köyde bir eve giriyor ki, gelinler, kızlar toplanmış, yün tarıyorlar. Hoca bundan utanarak geri çekilmiş, hanımların içinden hoş sohbet bir hanım, “Hoca Efendi bir destan söylesene, bir de biz dinleyelim” demiş. Bunun üzerine Hoca Efendi, şu demesini söylemiş.

Çok arzum var asitanım görmeye
Lütf u kerem eyle ulaştır beni
Babi sanininde kutmir misali
Seher zamanlar dolaştır beni

Günahım çok olmaz gayet nihayet
Şanığa verilmiş adl-i adalet
Sailem kapına gelmişem mürvet
Bu gayret içinde çalıştır beni

Boldur adaletin kerem kanisin
Ta ezel ervahda cömert kanisin
Şehitler servesi ali şanisin
Dilim zikr etmeye alıştır beni

Hazret-i Kasımın toy kınasına
Bi-Murat Zeynelin matem yasına
Kundakta ağlayan mahsun sesine
Gönlüm arzusuna kavuştur beni

Kalum kollu ağa Abbas el aman
Salımazsam elimde dutmuşam derman
Efgani babında derdine derman
İster maksuduna eriştir beni

Yaz Geldi

Gönül ne beklersin gurbet ellerde
Gidelim sılaya gayri yaz geldi
Açılmış laleler susam sümbüller
Dağlar kemha giymiş allı yaz geldi

Hasret fuganı figani başlar
Akıyor gözümden kan ile yaşlar
Çiöek düşürmeye arılar işler
Kovanlar meydanda allı yaz geldi

Tahammül edilmez hublar şahına
Güzeller çıkıyor seyran yerine
Efgani de sazın almış eline
Ağlayarak çalar telli yaz geldi

Bu yazı sayın Turan Fırtına nın Lisans Tezinden alınmıştır. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Tezi Gönderen : Ali Fırtına