Bağlan
Kemal Eraslanın besteleri

Çoktan beri yollarını bekledik
Elif lam bakışlı sultanım gelmiş
Güler yüzü tatlı dili özledik
Hasta gönlümüze dermanım gelmiş

İçimizde sevği gülü açılsın
Kinler gitsin sevği bağı seçilsin
Gelin mest olalım bade içilsin
Muhabbet bağına mehmanım gelmiş

Harabat ehliyiz çalalım sazı
Bu meclis irfandır bulalım özü
Güzeller oynasın görelim nazı
Kemali özleyen civanım gelmiş.
Kemali
Beyan etsem bir güzelin vasfını
Kelimeler yetmez kul aciz kalır
Ayak bassa veraneler sevinir
Perdeler açılır sır acizz kalır
Başına toplanmış akıl tuzağı
Letafet suyundan alşmış azığı
Zülüfleri yakın eder uzağı
O rahmet boyundan yol aciz kalır
Gözlerinde çıngı çıngı ateşler
Lale yanakları maşukun bekler
Reyhasından utanıyor çişçekler
Peteklere girse bal aciz kalıur
Hastalara şifa verir bakışı
Sineye düzülmüş hakkın nakışı
Ayla güneş ondan alır ışığı
Ziyasını gören nur aciz kalır
Onu anan bir harf bedel dünyaya
Yüzün gören melek ediyor haya
Tanrı öz eliyle eylemiş maya
Kuduretten gelen el aciz kalır
Utancından kalem yazamaz yazı
Niçe mecnun ona eyledi nazı
Neşelenir güler yüzleri bazı
Bahçelere girse gül aciz kalır
Anber kokar vücutunun her yanı
Cennete layıktır adıyla sanı
Kemali böylece anıyor onu
Daha fazlasına dil aciz kalır

Kemali

Halka fetva veren vaiz
Elif bilmez hece bilmez
Hep çıkara dönderir yüz
Yaratanı yüce bilmez

Menfaata olur köle
Ona güler fare bile
İmanı silkeler göle
Haram helal seçebilmez

İslamı beşe bağlamış
Helal haramı dışlamış
Kin kusmuş nefret işlemiş
Doğru yola geçebilmez

Fare yer idi arablar
Onun için yüzün saklar
Suçsuza olmaz yasaklar
Yüze göze peçe bilmez

Suçlulara peçe vardır
Bunu anlamayan kördür
Kemali gerçeği bildir
Arif olan nice bilmez
-----------------------------------------------------
Kemali

Eğer şeiratı sival edersen
Şeriatın aslı şerdir efendi
Aynı yolda kendi kendin yedersen
Divanda işlerin zordur efendi

Şeriatta insan yabani olur
Tarikatta insan kendini bulur
Marifette insan adalet görür
Hakikatta insan pirdir efendi

Şeriatta dine yeni başlanır
Tarikatta ağaç gibi aşlanır
Marifette nice bilği işlenir
İnsan huda ile birdir efendi

Secde insanadır kurana bakın
İblis inkar etti emrini hakkın
Şeytan gibi benlikleri bırakın
İnsanlıktan kaçan kördür efendi

Kemali insandır ademin soyu
Şere şeriata uymuyor huyu
Barış ve kardeşlik oluşsun deyi
Onca çabaları vardır efendi
----------------------------------------------------------------------
Kemali

Fakirin lüksüdür bir dilim ekmek
Onu da elinden alan alana
Revamı görüldü ona ezilmek
Tekmeler altında vuran vurana

Bazısının aklı paraya ermez
Çokları okuma yazmayı bilmez
Acıyla yoğrulur hiç bir gün gülmez
Gözünün yaşını yeyen yeyene

Kemali dert yanar dinlenmez sözü
Kıyafet perişan kovulur bazı
Akşam yolun bekler gelini kızı
Baba ekmek yoktur deyen deyene
------------------------------------------------------------------
Kemali

Ozanlara kulak verin
Dilleri anlatır bizi
Coşup kainatı gezer
Selleri anlatın bize

Dünya çiçek onlar arı
Birleşip yaparlar balı
Doğadaki tüm sırları
Yolları anlatır bize

Sevğilide bulur özü
Hakıkata bakar gözü
Barış için çalar sazı
Telleri anlatır bize

Arifler ozanı bilir
Onlar ile hakkı görür
Aşık sevdiğini bulur
Kolları anlatır bize

Güneş zerre onlar ışık
Kemali onlara aşık
Toprakla suyla karışık
Gülleri anlatır bize
-----------------------------------------------------------
Kemali Sivas katliamı için

Yezid lakabına kızan gerici
Yezidlik süfyanlık soyundan belli
Suçsuzları yakıp alkış tutarsın
Marifetin senin huyundan belli

Utanmadan peyğamberin neslini
Kılıç çektin astın kestin hepsini
Haramla doldurdun hak teknesini
İçin dışın pislik suyundan belli

Hallacı Mansuru niye astınız
Nesimiyi yüzüp otlar bastınız
Sivasta suçsuzu diri yaktınız
Senin insan olman neyinden belli

Guya hak yoluna camiye giden
Allahı bırakıp siyaset güden
Kanla katillikmi öğretti deden
Nasihatın şimir dayından belli

Savunduğun Allah değil namazdır
Oruç tut namaz kıl suçsuza saldır
Zaten sen şeytansın lanetin boldur
Hiç temiz olaman mayandan belli

Kemalimiz haktan ayrı olamaz
Hak yolunu hayvan olan bulamaz
Besmele okunsa şeytan duramaz
İnkarın doludur koynundan belli
-----------------------------------------------------------------------
Kemali sivas katliamı için

Mervanın Yezitin yaptığı suçlar
Sivasta da işleniyor efendi
Gericinin uşakları bakarken
Suçsuz insan yakılıyor efendi

Yananlar saz çalır hakkı söylerdi
Yazarlar alimler ilim boylardı
Hayat dolu kızlar folklor oynardı
Onlara şiş sokuluyor efendi

Aliyi keyf için öldürdü mülcen
Hüseyni sevenler yanacak her dem
Devir kırpık sakallının gün be gün
Hak adalet yıkılıyor efendi

Yezid düşman Muhammedin soyuna
Hüseyni sevmesek gelmek oyuna
Suçsuz olsak bile suçlu yerine
Yine bizler tıkılıyor efendi

Hak ve adaletin çalınır sazı
Kemali çok söyler dinlenmez sözü
Katil olsan bile kılarsan farzı
Ceza meza hep kalkıyor efendi
----------------------------------------------------------------------------------
Kemali Cenaze namazında okunacak düa ve deyiş

Ya ilahi başlayalım ismi bismillah ile
Bu düaya el açalım bütün kalbimiz ile
Sen kabul eyle düamız besmele hörmetine
İlmini eyle müesser ya ilahi ya keriym

Ol Muhammed hörmetine meded eyle el aman
Cümleye eyle hidayet zül celalı vel ikram
Kapına geldik niyaza ver murat etme mahrum
Ölenlere rahmet eyle ey sahibil ehsanım

Ya ilahi sana geldik bizi mahrum eyleme
Fahri alem hörmetine yüzüm kara eyleme
Ol kıyamet günlerinde bizi mahzun eyleme
Arşı ala hörmetine ya ırabbil alemin

Gece gündüz rahmetinden bizler ehsan isteriz
Affı mağfiretin geniş katresini bekleriz
Her beladan muaf kılki huzur bula hepimiz
Levhi mahfuz hörmetine ey sıratel müstekıym

Bin bir ismin hörmetine bu ölen aciz kula
Şefaata mazhar kılki daim huzuru bula
Du cihanda cümlemizin akibet hayır ola
Düa sena sana mahsus ey rahman ve ey rahiym

İnni cinni kevni mekan meleklerin hakkı çin
Arşı ala beyti mamur çar anasur hakkı çin
Velilerin nebilerin kutsal yolun hakkı çin
Çok dürür küllü günahım bağışla gani keriym

Emrin üzre ana rahminden geldik bu pazara
Nice günahlar işledik dönüyoruz mezara
Affetmek zatığa mahsus eyleme yüzü kara
İsmi kemalığa mahsus affeyle ey sultanım
------------------------------------------------------------------------------------
Kemali

Yad avcu vurma ceylanı
Yaratanı sever isen
Yetim bırakma fidanı
Yaratanı sever isen
Yavrusu bekler anayı
Belki özlemiş memeyi
Bağışla sevsin doğayı
Yaratanı sever isen
Sana ne eyledi zarar
Belki yavrusunu arar
İki gözü iki pınar
Yaratanı sever isen
Hiç bir canlıyı öldürme
Öldürüp şeytan güldürme
Gonca gülleri soldurma
Yaratanı sever isen
Kemali kıyarmı cana
Sevgi ile baksın sana
Koyu ver silahı kına
Yaratanı sever isen
--------------------------------------------------------------------
Kemali
İntizar eylesem insan kemini
Derdimi dinleyen dil bulamadım
Nice yıllar hep aradım kendimi
Sarp kaya içinde yol bulamadım
Nasihat edene düşman olurlar
Yoldan çıkaranı arar .ulurlar
Boş işlere hayli kafa yorurlar
Gerçekler söyleyen dil bulamadım
Kimi sever kadın ile kumarı
Kimi içki ile dolu damarı
Kimi dindar olmuş sever çıkarı
İnsana yakışır hal bulamadım
Dertli dert söylerken oluyor pişman
Sömüren baş tacı ezilen düşman
Çıkarı sevenler sözüme küsmen
Mazluma sarılan kol bulamadım
Hele bir yol beni dinle efendi
Sonunda işine geleni dedi
Kemali çalıştı başkası yedi
Helal kazanılan mal bulamadım
--------------------------------------------------------------------
Kemali

Bizler ebzem durduk hak divanına
Rahmetiği esirğemeya rabbi
Affetmek yaraşır senin sanına
Rahmetiği esirğeme ya rabbi
Senin emrin ile doğar ölürüz
Şefaaüt olmazsa naçar kalırız
Her şey senin rahmetinde biliriz
Rahmetiği esirğeme ya rabbi
Bizim ölümüze merhamet eyle
Cennetin cemalin müşerref eyle
Bu ölüye şefaat mazhar eyle
Rahmetiği esirğeme ya rabbi
Sensin du cihanın daüim sultanı
Küntü kenzi elesti bezmi hanı
Orda şahid tuttun bütün insanı
Rahmetiği esirğeme ya rabbi
Nefis bizi taştan taa çalıyor
Sinsi şeytan halimize gülüyor
Bütün umudumuz sana kalıyor
Rahmetiği esirğeme ya rabbi
Ölümüzü dirimizi görürsün
Divanında bize hesab sorursun
Nefsimiz kalaba onu bilirsin
Rahmetiği esirğeme ya rabbi
Erler evliyalar enbiya için
Onlar hörmetine bağışla suçum
Hatice fatima kibriya için
Rahmetiği esirğeme ya rabbi
Peyğamberin kitabların hak bize
Hata yaptık uyduk hep nefsimize
Ya rabbi merhamet et hepimize
Rahmetiği esirğeme ya rabbi
Senin emrindedir bu kevni mekan
Hem sana laikdir din ile iman
Arasatta bizi koyma elaman
Rahmetiği esirğeme ya rabbi
Bu ölüye bizler razılık verdik
Yuduk kefenledik divana durduk
Medet mürvet dedik sana yalvardık
Rahmetiği esirğeme ya rabbi
Ölenimiz iman üzere ölsün
Kemalimiz lutfu saadet bulsun
Kalan insanların başı sağ olsun
Rahmetiği esirğeme a rabbi
-------------------------------------------------------------------------------------
Kemali
Nerden geldik bilinmeze gideriz
Ölüm yalan doğum yalan hal yalan
Çalışıp çabalar servet ederiz
Hüzün yalan neşe yalan mal yalan
Dünyaya gelmeden yaşadık nerde
Ölüm sonu kapalıdır bir perde
Cennetle cehennem hepisi sırda
Şeytan yalan melek yalan fal yalan
Bizler isteklere oluruz köle
İnat için geçtik sağ ile sola
Tanrıyı bırakıp kul olduk kula
İnanc yalan iman yalan kul yalan
Menfaatlar oldu yüce rabbimiz
Gerçeklere kapanmıştır kapımız
Bir çıkmaza gidiyoruz hepimiz
Gelen yalan giden yalan yol yalan
Kimse kemalini tanımaz oldu
İnsalık yerine yabani doldu
Nideyim ki gerçek hep gizli kaldı
Vaaz yalan sohbet yalan dil yalan
-----------------------------------------------------------------------
Kemali
Bize helallık eyleyin
Dostlar geldik gider olduk
Tatlı dille uğurlayın
Dostlar geldik gider oduk
Bülbül gibi konca güle
Kısmetimiz düştü yola
Mevlam bize yoldaş ola
Dostlar geldik gider olduk
Kemaliniz mest eyledi
Diliniz tatlı söyledi
Saatımız sona erdi
Dostlar geldik gider olduk
---------------------------------------------------------------------
Kemali
Onca güzellikler yar da toplanmış
Sanki ay oturmuş gözün üstüne
Sevdikçe sevesim geliyor dostu
Gamzeler düzülmüş yüzün üstüneğ
Konuştukca sözü bana hak gelir
Naz edersebütün goncalar gülür
Baktıkca kirpikler sinemi delir
Nice tat dizilmiş dilin üstüne
Burunları misği amber kokulu
Kulağında doğru sözler takılı
Yürüyüşü selvi fidan yapılı
Huri melek inmiş yolun üstüne
Dudaklar andırır tatlı bir kuşu
İnciyi andırır dizili dişi
Özenip yapılmış onurlu başı
Çok marifet almış elin üstüne
Sevği imiş kainatın direği
Yar oynuna girdim cennet urağı
Şimdi beni bekler yarin yüreği
Kemali sar yari kolun üstüne
--------------------------------------------------------------------------------
Kemali
Allı turnam kanatlanmış
Muhabbete doğru uçar
Sevğilisi hep yanında
Kainata nurlar saçar
Aliden almış avazı
Güzellere eder nazı
Ozanlara vermiş sözü
İlmi ledünnüden içer
Durur kemale erince
Coşar dostları görünce
Niyazı tamam olunca
Hakikata gönül açar
-------------------------------------------------------------------------------------
Kemali
Hayat bana zehir oldu dünyada
Dertlerime derdi takar giderim
Herkes zevki sefa sürer bu handa
Ben ellere çunar bakar giderim
Yüzüme kapandı her açık kapı
Sanki zindan oldu dünyanın hepi
Dümensiz bir gemi kaptanı gibi
Akibetim meçul akar giderim
Bağlandığım dallar tek tek kopuyor
Kara bulut çökmüş yollar sapıyor
Kemali sabr ile sona bakıyor
Takatım kalmadı ıkar giderim
------------------------------------------------------------------------------------
Kemali
Ekinim kınacık oldu
Bunuda kaderden bilek
İçine çekirğe doldu
Bunuda kaderden bilek
Çayırımda ot bikmiyor
Öküzüm çifte gilmiyor
Nüfus çok ekmek yetmiyor
Bunuda kaderden bilek
Hanım sağarken ineği
Batraca bağlar danayı
Sütü döktürmüş enayı
Bunuda kaderden bilek
Tembelliğe olduk köle
Dert yanarız sağa sola
Köprü yok düşeriz göle
Bunuda kaderden bilek
Köyün yolu harap durur
Vasta girmez yolda kalır
Kemale erenler varır
Bunu da kaderden bilek
-----------------------------------------------------------------------
Kemali
Bir mecliste kaba haller olursa
Karşılık vermeyen dili severim
Bir mazlumun yükü ağır gelirse
Paylaşıp taşıyan eli severim
Kendini bilmeyen söyler kelamı
Arifler hisseder sen çekme gamı
Kırk boğum boğazdan gelir beyanı
Tartıp ayarlayan kulu severim
Hakkı bulmak için dolanıp durma
Sendedir mekanı cahile sorma
Sahtekarın sofrasına el sürme
Emekle yoğrulan malı severim
Sana güzel sıfat vermiş yaratan
Kullan öz benliğin çıkma aradan
Söyle gerçekleri olma bir nadan
İnsana yaraşır halı severim
Her yüze gülene olma riyakar
Önü açık amma sonu boran kar
Kemale ermeyen olur tarı mar
Hakikata giden yolu severim
-------------------------------------------------------------------------------
Kemali
Eğer sırları ararsan
Düşünce ve çözümdür söz
İlmi ledünnü bilirsen
Mekandadır ol yüce söz
Bütün yönlerden arıdır
Yaratanın öz nurudur
Kainatın tek varıdır
Halkeden ve yaratan söz
Peyğamberin hadisleri
Evliyaların hisleri
Ozanların nefesleri
İnsanın öz benliği söz
Turi sinanın yapısı
İnsandadır ilk kapısı
İlim irfanın hepisi
Öğreten ve eğiten söz
Anlaşırız konuşuruz
Bilenlere danışırız
Kutsal kitablar okuruz
Hem harfdir hem hecedir söz
Akli kül e eyle nazar
Levhi kalem her şey yazar
Ahmak boş boşuna gezer
Kafasına girmezse söz
Hem akıla nüfus eder
Çobandır bedeni güder
Hem yaptırır hemde yapar
Anlayana ummandır söz
Örtük açık evel ahir
Aşikar ve meydandadır
Ölen doğan hep mehmandır
Sade baki kalandır söz
Dört maddeye adem dendi
Od su toprak hava idi
Nefis cennetten kovuldu
İslah etti eğitti söz
Mürşüd oldu kuşun biri
Kekeleyip durdu dili
Ejdarhaydı ağaç dalı
Ona mar ol deyende söz
Nil nehrini iki böldü
İbrahimi nardan aldı
Habibi kırklara saldı
Ona yol gösterende söz
Kün ve kandan vücut buldu
Cihan söz ile halkoldu
Her şey yerli yerin buldu
Bu çarkı dönderende söz
İncil zebur tevrat kuran
Peyğamberleri gönderen
Doğru rahları bildiren
Yazan çizen kalemdir söz
Bize bu akılı veren
Sonra dönüp hesab soran
Cennet cehennemi kuran
Yoktan var edende söz
Alim fetva verir bize
Kendini hep çeker naza
Hükmeder geline kıza
Açan da kapatan da söz
Hayırla şerler yapanı
Suçlamayın yaratanı
Bol keseden laf atanı
Hem yalan hem gerçektir söz
Mahşerde mizan kurulur
Orada hesap sorulur
Kemale berat verilir
Ya ceza ya affeder söz




----------------------------------------------------------------------------------
Kemali






-----------------------------------------------------------------------------------
Kemali
Aşk aşığın öz malıdır
Ondan kayrı mal istemez
Sevgilisi bir tanedir
Daha artık yar istemez
Muhabbete bağlı özü
Hakıkatı görür gözü
Mahbubuna gider izi
Ondan kayrı yol istemez
Zehirleri bal ederler
Düşmana dostluk güderler
Şanı şöhreti niderler
Kin kibiri var istemez
Gönlü güllük gülüstanlık
Asla istemez sultanlık
Sevgi onlara dermanlık
Yarasını sar istemez
Onlar bilgiyle görürler
Her gün mehraca varırlar
Kemaliyle bir olurlar
Hak onlarda sır istemez
-----------------------------------------------------------------
Kainat ile var oldum
Can içinde cihan benim
Hakkın sırlarıyla doldum
Hakka durak mekan benim
Kün mekan sinemde saklı
Bilmeyene inkar haklı
Dostun kalbi tek yataklı
Sevgiliye canan benim
Od su arzı alem bile
Deniz derya umman ile
İlim irfan gelse dile
İlim dostum irfan benim
Gerçek aşk ile coşarım
Doğar ölür hep yaşarım
Sevgiler ile pişerim
Aşk ehline kazan benim
Bin bir çeşit bilğim vardır
Hem aşikar hemde sırdır
Gezegenler bana dardır
Cahilliğe mezar benim
Var eden yok etmez beni
Sade çürütecek teni
Sorup sual etse beni
Evel ahir zaman benim
Nefis bende huda bende
Neler gizli kemalimde
İki gözlü tartı bende
Sevab günah mizan benim
--------------------------------------------------------------------------------

Acizane kendi bestem )

Soğuk pınar yaylasının suyundan
Deste deste gül sunarım sizlere
Muhabbete dalan irfan soyundan
Tutunacak dal sunarım sizlere
Aşk ehlinin hakikatlı özünden
Adalete doğru giden izinden
Aşık Süleymanın usta sazından
Dertli çalan tel sunarım sizlere
İrfan meclisinde gülen yüzleri
Korurlar mazlumu çoktur nazları
Gelip geçmiş büyüklerin sözleri
Adaletli yol sunarım sizlere
Arif olan bilir yoksulu bayı
Onlar keşfederler güneşi ayı
Arı derc eyleyip gezer ovayı
Petek petek bal sınarım sizlere
Gerçek aşık olan her canı sever
İçinden benliği kibiri kovar
Kemali daima gerçeği över
Tatlı tatlı dil sunarım sizlere

Kendi bestem

Bazen kısa bazen uzun
Dedi beyim moda moda
Edalı cilveli nazın
Dedi beyim moda moda
Giymiş ispanyol paçayı
Sıkıp çıkartmış kalçayı
Ateşi sarmış bacayı
Dedi beyim moda moda
Saçı uzun yarım sakal
Kulağına küpe takar
Dikkatı üstüne çeker
Dedi beyim moda moda
Kara çarşafa peçeye
Bürünüp dönmüş geceye
Onlar tapıyor akçeye
Dedi beyim moda moda
Cennetten oda açanlar
Kanun nizamdan kaçarlar
Yalandan yemin içerler
Dedi beyim moda moda
Adil olanlarda vardır
Onlar gönüllere nurdur
Sözü sohbetleri baldır
Dedi beyim moda moda
Arifler boşa konuşmaz
Kemale yalan yakışmaz
Adaletten hiç ayrılmaz
Dedi beyim moda modam

Umut yolculuğu

Onca mutlu yıllarımı
Söktü yaşam kitabımdan
Ahımdan bezdi melekler
Göğe çıkan feryadımdan
Nedir bu feleğin kini
Yıktı bütün umudumu
Çilekeş koydu adımı
Bakıp gülüyor ardımdan
Sevgiyi çok gördü bana
Savurup attı yabana
Benmi sığmadım cihana
Bir gün tutmadı elimden
Yaşamım geçiyor acı
Yokmudur bunun ilacı
Yükledi kahırlı tacı
Vaz geçmedi inadından
Gündüzlerim oldu gece
Hayatım oldu bilmece
Umutlarım gitti hiçe
Sanki bıkmış kemalimden

Güzeldir

İlim irfan sahipleri
Sözleri dili güzeldir
Daim gerçekleri söyler
Gittiği yolu güzeldir
İçer buz gibi suyunu
Değişmez temiz huyunu
Asla unutmaz soyunu
Arıdır balı güzeldir
Bahçelerde olur çiçek
Hepsi birbirinden gökçek
Bülbüllere açar kucak
Açılan gülü güzeldir
Hep gezerler kainatı
Ellerinde var beratı
Sorgusuz geçer sıratı
İnsanca halı güzeldir
Almış sazını eline
Düşmüş hakikat yoluna
Her şey laik kemaline
Yeşeren dalı güzeldir

Ozanlarımız

Ozanlara kulak verin
Dilleri anlatır bize
Coşup kainatı gezer
Selleri anlatır bize
Dünya çiçek onlar arı
Birlşip yaparlar balı
Doğadaki tüm sırları
Yolları anlatır bize
Dostluk kardeşliktir özü
Gerçekleri görür gözü
Barış için çalar sazı
Telleri anlatır bize
Adalete gönül verir
Daim gerçekleri görür
Aşık maşukunu sarar
Koları anlatır bize
Güneş zerre onlar ışık
Kemali onlara aşık
Toprakla suyla karışık
Gülleri anlatır bize

Varlık deryası

Kainat ile var oldum
Can içinde cihan benim
Hakkın sırlarıyle doldum
Hakka durak mekan benim
Kün fe kan sinemde saklı
Bilmeyene inkar haklı
Dostun kalbi tek yataklı
Sevgiliye canan bvenim
Od su arz ı alem bile
Deniz derya umman ile
İlim irfan gelse dile
Gönüllerde irfan benim
Gerçek aşk ile coşarım
Doğar ölür hep yaşarım
Sevgiler ile pişerim
Aşk ehline kazan benim
Bin bir çeşit bilğim vardır
Hem aşikar hem de sırdır
Gerçek bilgi bana yardır
Cahillere umman benim
Var eden yok etmez beni
Sade çürütüyor teni
Sorup sival etse beni
Evel ahir zaman benim
Nefis bende huda bende
Neler gizli Kemalimde
İki gözlü tartı bende
Sevap günah mizan benim

Güzeldir

Yaz bahar ayında dağlarımızda
Öten turnaların sesi güzeldir
Çiçekler bezeten bağlarımızda
Güzeller al giyer süsü güzeldir
Dostlar selam salsa gönül hoş olur
Gönlümüzden gamı kederi silir
İçimize sevgi muhabbet dolur
İnsanın kardeşçe özü güzeldir
Güzeller çıksalar seyran düzüne
Herkes niyaz etse kendi özüne
Ozanımız düzen verse sazına
Muhabbetle dolu Sözü güzeldir
Doslarımız sıra sıra düzülse
Özümüze kardeş bağı yazılsa
Karşımızda ela gözler süzülse
Tebessümle gülen Yüzü güzeldir
Kemalimle hakka bağlı özümüz
Hakikat ehline geçer nazımız
Tarikat ehline var niyazımız
Adalet sahibi sazı güzeldir
İstek üzerine
Al evilik nedir.
Alevi kısaca soy evi anlamındadır.
Alevi kelimesi Arapça bir kelimedir.
Alevi deyimi iki kelimeden oluşmaktadır. Al ve evi şeklindedir. Al kelimesi Arapça da soy anlamında olup, evi de soyun hepsini içine alan bir kavramdır, deyimdir. Eğer al kelimesini evi kelimesi ile beraber okursanız, Alevi şeklini alır, esas yanılğı bundan oluşmaktadır.Bu kelimenin aslı Ali evi değil Al evidir.
Al evi soy evi veya ehlibeyt evi anlamında olup Hz.Muhammed ve onun ehlibeyti ( evhalkı ),Al- i aba ( abanın altında ki soy olan Ali,Fatima,Hasan ve Hüseyni sevenler ve onların gittiği yolda yürüyenler anlamındadır.
Şimdi islam inancında sünni ler var, onlara sünnilik nedir? diye sorulsa, onlar Hz. Muhammed in sünnetine bağlı olduklarını beyan ederek sünnet ehliyiz derler ve işi peygambere ve kurana bağlarlar. Alevi lere sorulduğu zaman, yukarda beyan ettiğim gibi Alevi şeklinde telaffuz edilince, Ali nin evi zannedilir. Oysa ki Alevi lik tamamen kurana ve Hz. Muhammed e bağlı olup onun ev halkından (ehlibeytinden) naklen gelen ve kurana ve Hz. Muhammed e uyum sağlayan bir inanç şeklidir. Zaten Aleviliği iyi bilen bir insan, Aleviliği kuranla karşılaştırınca, Alevilik esas islamın özü olduğu meydana çıkar.
Alevi inancını ve Alevi kelimesini Ali tarafı şeklinde ortaya atan Emevilerdir.Emeviler Alevi inancını ve kültürünü yıpratmak için Ali tarafı şeklinde etrafa duyurarak Aleviliği kurandan ve Hz.Muhammed den uzaklaştırmaya çalışmışlardır.Çünki Hz.Ali peygamber değil,Hz.Ali ye inmiş bir kitapta yoktur.Alevilik Ali tarafı sayıldığında Ali ye tapmış gibi bir
yöne çekilmeye çaba harcanmıştır.
Emeviler ve Emevi taraftarları ellerinden geldiği kadar Hz.Muhammed i, islam dinini,Hz.Ali yi ve oniki imamları karalamaya çalışmışlar hala da çalışmaya devam etmektedirler.
Diyanet işleri ve Türk dil kurumu da Alevi kelimesini Ali tarafı diye açıklamıştır.Bunlar birer art niyet örneğidir.
Alevi sözü nerden geliyor;
Hz. Muhammed bir gün Ebu Selem nin evinde iken, sırtına yünden örme bir aba giydi. İlk olarak Ali geldi, onu abasının altına aldı, sonra kızı Fatima geldi onu da abasının altına aldı. Daha sonra Hz. Hasan ve Hüseyin geldiler, onlarıda abasının altına aldı. Kurandan Ahzab su. 33. ayetini okudu ve ''Bunlar benim ehlibeytimdir'' dedi. İşte o olaydan sonra, o kutsal soya Al-i Aba (abanın altındaki soy) Al evi, ( ehlibeyt evi ) soy evi denildi.
Arapca kutsalmıdır?

Allah katında bütün lisanlar,diller ve yazılar eşit seviyededir.Bazı insanlar Arapcayı kutsal sayarak kuran yazısının değişmesini istemiyorlar.Eğer Allah katında Arapca kutsal olsaydı, Allah diğer kitaplarıda Arapca gönderirdi.
Bakınız Tevrat İbranice,Zebur kitabı da İbranice indi,İncil kitabı Aramice indi.Bütün kitaplar peygamberlerin bildikleri lisanlar üzerine inmiştir.
Lisanlarda,dillerde,yazılarda üstünlük iddia etmek doğru değildir.Kutsal olan yazıların içeriği yani yazıların içerisindeki emirler kutsaldır.
Esasen insan bütün kitaplardan,lisanlardan üstündür.Çünkü kitaplar insanlara inmesinde ki amaç insanlar kitaplardaki emirleri okuyup anlayıp hakkı,hukuku ve adaleti sağlasınlar diye gönderildi.
Yazılar,lisanlar anlaşmak için birer işarettir.
Hz.Muhammed Arap kökenli idi arapca lisanından başka lisan da bilmiyordu.Kuran İbranice veya Aramice gelmiş olsa Hz.Muhammed anlayamazdı.
Bakınız Kuranda Yusuf su.2.ayette:
Biz, bu kitabı anlamanız için Arapça bir Kur'ân olarak indirdi ki aklınızı kullanıp anlayasınız diye buyuruyor. 

Nisa su.163.ayette

Gerçekten,biz sana ( Ya Muhammed ) öyle vahiy indirdik ki Nuha ve ondan sonra gelen bütün peygamberlere ( neyi vahyetiğimiz ) gibi hem İbrahime,Musaya,İsmaile,Süleymana,İsa ya vahyettiğimizi hem Davud a Zeburu verdik buyuruyor.
kuranda Bakara su.136.ayette
Allah a bize gönderilene,İbrahime,İsmaile,İshak a,Yakub a ve torunlarına gönderilen ( kitaba ),Musaya,İsaya gönderilene ve diğer peygamberlere Rableri tarafından verilene inanırız ve onlar ve onlar arasında bir ayrım yapmayız deyin diye emrediyor.
Kitaplarda,dillerde,lisanlarda ayrım yapmak Allah ın emrine aykırıdır.
Bu nedenle Aleviler gibi yetmiş iki millete bir nazarla bakmak gerekir.Alevi olmanız şart değildir,esas olan inanç içerisine ayrımcılığı sokmamak gerekir.
Dinlerde,yazılarda,lisanlarda üstünlük aramak doğru değildir.
O vesile ile kuran Hz.Muhammed in anlayabilmesi için arabca indi.Bunu başka yönlere çekmenin hiç bir anlamı yoktur.
İnsanlar isim üzerinde bir kutsallık ararlar ama ismin bir kutsallığı yoktur isimler sadece birer işarettir.
İsim canlı ve cansız varlıkların duyğu,düşünce,fikir,alış veriş,çeşitli hareketlere ve her şeye takılan bir işarettir.İsimler bedenlere takılır ruha isim takılmaz.Bedensiz olan bir şeye isim takılamaz.Hiç bir varlık kendi ismini kendisi takmamıştır
Lisanlar ve yazılar insanların birbirini ve her şeyi anlaması ve tanıması için birer işarettir.
Kuranda cuma su.5.ayette;
Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu taşıyamayanların ( onu okuyup anlayamayanların ) durumu kitaplar taşıyan eşeğin durumuna düşmektir.Allahın ayetlerini yalanlayanların durumu ne kötüdür.Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.
İnsanlar ilahi nurdan yaratılan,onur,şeref,hasiyet gurur gibi çok değerli hassasiyetlere sahip iken o değerleride ayaklar altına alarak onların yerini kin,kibir,haset ve düşmanlık durumuna dönüşmüş durumdaır.
Yedinci bölüm
Şu oniki kapı her salike elzemdir
1:Naib:Vekalet ettiği zaman görevini bi hakken yapmalı
2:Abid:Allahın emirlerine ve hakka.hukuka ve adalete bağlı olmalı
3:Zahid😁ünya malına düşkün olmamalı
4:Sadık: İmanına inancına ve.verdiği söze sadık olmalı
5:Rıza: Kendisinin yaratandan yaratanın da kendisinden razı olması
6:Şakirt: Sabır ve kanaatkar olmalı
7.Arif: İlim.irfan sahibi olmalı.zararlı bilğilerden kaçınmalı
8:Muhib: Seven.sevği gösteren.hakkın ve haklının tarafında olmalı
9: Mümin : farz: Yapılması zorunlu olanları yapmalı
10: Muhib: Eline.diline.beline sahip olmak hususlarıdır.
11😛ir: İyiliği emretmeli ve yapmalı
12: Mürşit: kötülükleri men etmeli
Eğer insanlar basiret gözü ile içini görse onun içinde gadap,şehvet,kin,kibir,haset,kuruntu,riya ve benzeri kendisine ve topluma düşman olan canavarları görmüş olur.O canavarlar öyle vahşidir ki niçe yuvalar yıkar,niçe ocaklar söndürür de of demez.
Kendi vahdetinin dilini anlayan kişiler her iki alemde de görende görünende onlardır.
Hayalimiz bir kitap düşüncelerimiz ve eylemlerimiz de defterdir.Hafızalamızda oluşan bütün bilgilerde o deftere kayıt olmaktadır.Öyleyse yaşam defterimize güzel şeylerin kaydedilmesini sağlamalıyız.
Biz insanoğulları kainatın canı ve sultanı konumunda iken beden isteklerine mağlüp olupta çör,çöp durumuna düşmeyelim
Fakr
Fakr ihtiyaç duyulan şeyin yokluğu, ihtiyacından azına sahip olmak anlamına gelir.Ancak halk arasında fakir olarak kullanılır.Kulun kendisinde bir varlık görmemesi,her ne varsa onların hak tarafından olduğunu , şahsının,isteklerinin halinin ve makamının Allah ın bir lutfu olduğunu kabul etmesi
Fakr altı mertebedir.
Marifette Tanrıyı bilmek ,sahavete layık olan kişeye sahavet etmek, Sıdkile Tanrı adını anmak,Yataran hakkında şüpheye düşmemek,dünya zevkine gönül bağlamamak,hakkına razı olmak
Yakin
Yakin dört mertebedir.Aynel yakın,ilmen yakın,hakkel yakın,zannen yakın
Aynel yakın,bir şeyin varlığını bildiği halde gidip o varlığı görmek aynel yakındır.Varlığını bildiği halde o varlığı gidip görememek ilmen yakındır.Var olan bir varlığı tam inceleyip o varlığın hakikatına ermek ( kalp gözüyle görmek ) hakkel yakındır.Gördüğü varlıga şüpheyle bakmak zannen yakındır
Tarikat piri 6 bölüm

Pirin gönlü hakkın gönlüdür,o gönüle haktan gayrı şeyler giremez,pir olan can nefsini terbiye ederek şeriat,tarıkat,marifet ve hakıkat kapılarından geçip en sonunda hak ile birleşerek hulul etmiş olur ve hak geldimi batıl gider.
Pir olan zat nefsini öldürmüştür,nefis nedir? Nefis insandaki idrak mahiyetinde cismani ve hayvani duyguları temsil eden ruhani ve latif duyğuların tekamülünde ruha ve iradeye rakip ve zıt bir güçtür.İnsanlar nefis isteklerini yenmedikçe hak katına ulaşamazlar.
Tarikatın piri 32 batında görünür,zahir batın ilimlerine de muktedir olmalıdır.Cahil bir insan pir vasfında görülemez , pir olan kişi ilim bilim sahibi olmalıdır.
1: Bilği bakımından bilinmesi gereken hıususlar , iman ikrarı , 4 kapı ,kırk makam, üçler, beşler, yediler , 12 erkan, 17 tabaka erenleri , üç farz, yedi sünnet, kırklar, 300 ler, 366 menzil
2:Sır çözmek,insanlar problemlerini pire anlattığı zaman pir onları tatmin edici bilği verebilmelidir
3:Sabırlı ola,
4:Şeytanı fiillerden uzak ola
5:Haktan hukuktan ayrılmaya
6:Taraf tutmaya,herkeşe eşit davrana
7:Zararına da olsa doğru yolu güde
8:Her nesneye sevği ile baka
9:Kendisini büyük görmeye
10:Kinden kibirden arına
11:Şehvetten uzak ola
12😁ünya malına aşırı muhabbet etmeye
13:Taliblere şefgat göstere
14:Affedici ola
15:Ehlibeyte muhabbetli ola
16:Tevekkel ola
17:Hakkına razı ola
18:İkrarında sebat ede
19:İnsanlar arası ayrım yapmaya
20:Emri bil maruf nehyi anıl münker ( iyiliği emrede,kötülüğü men ede )
21:yalan söylemeye
22:Kumar oynamaya
23:Zinaya meyilli olmaya
24:Zaniden sakına
25:İki yüzlü olmaya
26😁edi kodudan uzak dura
27:Ölçüye tartıya hile etmeye
28:Taliplerin malına göz dikmeye
29:Muhabbet ehli ola
30:İbadet ehli ola
31:İbadeti gösteriş için yapmaya
32:İnancından,imanından ödün vermeye
Makamlar 5.bölüm

sünnet üçtür.1. Sünnet Tanrı adını anmak,Tanrının emirlerine boyun eğip inancın kurallarını yerine getirmek.
2.sünnet tüm yaratıkları sevmek , kin ve kibirden arınmak
3.Sünnet güler yüzlü tatlı dilli olmaktır.
7 Farz:
1:Aşina, 2 peşina , 3 Müsahip 4. Mürebbi .5. Rehber. 6.Mürşid. 7.pir
3 Sünnet ve 7 Farz Nedir ?
3 SÜNNET
Allah’ın birliğine inanmak,
Kalbinde adavet kin kibir olmamak, hiç kimseye düşmanlık ve kötülük etmemek,
Tanrının emirlerini yerine getirmek , güler yüzlü tatlı dilli olamk
7 FARZ
Mürebbisine muti kala
Müsahib ola
Taç uruna
Sırdar ola ,kendisine verilen sırları saklaya
Hakka ve hakikate baglı ola
Zinaya ve harama bakmaya
Hakk’a sohbet kıla
Bir ağaçtır bu alem
Meyvesi olmuş adem
Esas olan meyvedir
Sanma ki agaç ola
Her insanın kendi özünde bir ilahi gerçek vardır.O gerçek çeşitli aşamalardan,evrelerden sonra hakikatı bulur.Buna öze yolculuk veya ilahi yolculuk denir.Bu yolculuk gizliden açıga doğru sırları çözmeye başlar. Bu ilahi güç her bedende mevcuttur ama iş o bedenin derinliğinde ki öze inmekte o öze ulaşmaktadır.O öze ulaşmak için çıkılan yolculuga seyri sülük denir.Seyri sülük yolunda olan yolcuya bir çok engeller rastlar , bir çok güçlükler çıkar ama erenler engelli yolu severler erenlere güçlük gerekir,bela gerekir.
Sabır:
Sabır elem sıkıntı ve belalara sızlanmayı terketmek demektir.Nefse haz veren şeylerden,uzaklaşmak anlamına da gelir Sabır hususunda kuranda 103 yerde sabır geçer
Sabır inancın ve dinin yarısı olarak nitelendirebiliriz.Sabır tasavvufta çok önemli bir makam olduğu gibi ahlakende önemli bir kavramdır.
Sabır iki yerde kullanılır
a ) kulun iradesi dahilindeki fiillerde
b ) Kulun iradesi dışında olan bela ve musibet anında ve kulun iradesi dahilinde olan fiillerde emredilenlere uymakda ve sabır kulun nehyedilenlerden sakınmada sabır olmak üzere iki nevidir.
1 ) Kul emrolunduğu hususlarda sabıra mühtaçtır.Çünkü nefis kulluktan hoşlanmaz daima başta olmak ister.Nefse ne kadar versen daha ister asla doymaz
2 ) Günahlardan sakınmak konusunda da sabıra ihtyaç vardır.Alışkanlıkları bırakmak sabıra çok agır gelir.Sabır bir nevi fren gibidir. Sabır nefsi frenlemeye yarar
Makamlar .4.bölüm

Dört çeşit insan vardır
1: Zahidler:
şeriatı temsil eder tabiatı havadır.Gözü hep yükseklerde ve burnu havalı olurlar.Her şeyi çıkar karşılığında yaparlar.Örnek ibadeti cennet zevki için,cennet sevdasına yaparlar.
2: Abitler ve edipler:
Tarikatı temsil eder tabiatı ateştir.Bir anı bir anını tutmaz bir bakarsınız çok ehil ve uysaldır kısa zaman sonra birden ateş gibi parlar yani hem yakıcıdır hemde söndürücüdür.
3: Arifler ve pirler :
marifeti temsil ederler tabiatı sudur devamlı engine akar Bu evre gönül yolunda en yüce makamdır.Arifler ve pirler dünyanın meyveleridir, onların konuşmaları ve hareketleri insanlara mutluluk verir.
4: Muhibler ve mürşitler :
Hakikatı temsil ederler tabiatı topraktır.Tanrının bütün yaratıklarından kendisini aşağı görürler ve kinden kibirden tamamen arınmış olup toprak gibi ayak altında olurlar işte onlar ölmeden önce ölmüş ve hakla hak olmuş kimselerdir.
Onlar aşk insanlarıdır,aşk kabesinin yolunu ve yordamını kör taassup bilemez,çıkarcılar ve gericiler geceler gibi gerçeklerin üstünü kapatmaya çalışırlar ama muhipler gündüzler gibi her şeyi ayan beyan gösterirler.
Muhipler Tanrı aşkı ile yanarlar onlar Tanrı sevgisi ile Ferhat gibi daglar delerler ,mecnun gibi dur durak bilmezler,onlar ülkeden ülkeye,kıtadan kıtaya fırlarlar onlar kendilerini tanımazlar ama herkesi,her şeyi tanırlar,onlar aşkın gemisine binmiş muhabbet yelkeniyle sevgi denizine dalmışlar onlar sevgi insanıdır.
İnsanlarda iki hal vardır biri dil halidir diğeri gönül halidir
eğer dilin gönülden söylerse o söz güzeldir amma dilin bedenden koşuyorsa o söz soğan ve sarımsak gibi kokar
İnsanın içinde vicdan diye bir his vardır insanın hası o dur çünkü vicdan doğrudan yaratana bağlı olup o kalbin bir köşesinde mekan tutmuştur.Bir mazluma,bir karibe baskı yapılsa işte o zaman vicdan devreye girer o sesi hisseden insan hemen içim sızladı der bu ses alemlerin rabbine bağlıdır
Nefsini ilahi nurla öyle aydınlat ki karanlığın eseri kalmasın işte o zaman yaşam bahçene bir çok nur doğar.
Şükür :
Kendisine rızık ve nimet vereni düşünüp nimetini ikrar ve itiraf ile bu ihsanından dolayı ona teşekkür etmek ve o nimeti onun gösterdiği işlerde kullanmaktır.Şükür dil,kalb ve bedenle yapılır.Şükür nimeti verenin Allah olduğunu bilmek bedenini ve nefsini Allah ın yasaklarından korumaktır.
Bakara su.152.ayetinde.( Allah ) öyle ise siz beni anın ki bende sizi anayım, bana şükredin nankörlük yapmayın buyuruyor
Dostluk
Dostluk:Küsgünleri barıştırıp kini,kibiri ortadan kaldırmak en büyük ibadettir.İbadet sadece eğilip bükülmek,toprağa kafayı vurup kaldırmak değildir,her şey dostlukla,barışla , kardeşlikle güzelleşir.Dostluk sadece insanlara değil tüm mahlukata ve tabiata faydalıdır.Ağaçlar ve nebat onları sevenlere onlar dilsiz dudaksız teşekkür eder ve sevgi beslerler.
Dostluğu beden gözü ile değilde kalp gözü ile irdelerseniz akıl almayacak kadar yararları vardır.Bir gün bir daraldığınız an bir insan size dostça el uzatsa ve yardım etse siz ne kadar mutlu olursunuz , işte sişzin uzatacağınız dostça el de başkalarını sonsuz mutlu edecektir.Eğer dostluklar çıkar üzerine kurulursa o dostluk pek muteber sayılmaz ve çabuk yok olur.çıkar gözetmeden yapılan dostluklar insanlarla beraber tüm mahlukata yararlıdır.
Dostluk sevgi ile olur,sevgi her şeyi güzelleştirir,sevginin girdiği gönülde kin kibir düşmanlık bulunmaz,sevgi tebessümle başlar,muhabbetle devam eder,sevgiye bütün mahlukat mühtaçtır,yobazlar,bağnazlar sevgiden hoşlanmazlar,onlar çıkarı menfaatı severler
Mahlukata karşı dostluk: Mahlukata karşı dostluğun önemli oluşu mahlukatı beslemek,büyütmek ve korumak olup onlara gerekli ihtimamı göstermektir.
Ağaçlara ve nebata karşı dostluk:Ağaçları ve nebatı sulayıp bakımı yapmakla ağaçlardan ve nebattan hem insanlar ve hemde hayvanlar faydalanırlar.Dostlukla dünya güzelleşir,tabiat güzelleşir,yaşam güzelleşir,toprak yüzümüze tebessümle bakar,sular sevgi dolu şarkı söyleyerek akarlar ,güller,bülbüller ve tüm tabiat güzelleşir.
Ah insanlar sevgiyi anlayabilseler
Mustafa Metin: Saygılar Kemal abi