Bağlan
Yedinci bölüm
Şu oniki kapı her salike elzemdir
1:Naib:Vekalet ettiği zaman görevini bi hakken yapmalı
2:Abid:Allahın emirlerine ve hakka.hukuka ve adalete bağlı olmalı
3:Zahid😁ünya malına düşkün olmamalı
4:Sadık: İmanına inancına ve.verdiği söze sadık olmalı
5:Rıza: Kendisinin yaratandan yaratanın da kendisinden razı olması
6:Şakirt: Sabır ve kanaatkar olmalı
7.Arif: İlim.irfan sahibi olmalı.zararlı bilğilerden kaçınmalı
8:Muhib: Seven.sevği gösteren.hakkın ve haklının tarafında olmalı
9: Mümin : farz: Yapılması zorunlu olanları yapmalı
10: Muhib: Eline.diline.beline sahip olmak hususlarıdır.
11😛ir: İyiliği emretmeli ve yapmalı
12: Mürşit: kötülükleri men etmeli
Eğer insanlar basiret gözü ile içini görse onun içinde gadap,şehvet,kin,kibir,haset,kuruntu,riya ve benzeri kendisine ve topluma düşman olan canavarları görmüş olur.O canavarlar öyle vahşidir ki niçe yuvalar yıkar,niçe ocaklar söndürür de of demez.
Kendi vahdetinin dilini anlayan kişiler her iki alemde de görende görünende onlardır.
Hayalimiz bir kitap düşüncelerimiz ve eylemlerimiz de defterdir.Hafızalamızda oluşan bütün bilgilerde o deftere kayıt olmaktadır.Öyleyse yaşam defterimize güzel şeylerin kaydedilmesini sağlamalıyız.
Biz insanoğulları kainatın canı ve sultanı konumunda iken beden isteklerine mağlüp olupta çör,çöp durumuna düşmeyelim
Fakr
Fakr ihtiyaç duyulan şeyin yokluğu, ihtiyacından azına sahip olmak anlamına gelir.Ancak halk arasında fakir olarak kullanılır.Kulun kendisinde bir varlık görmemesi,her ne varsa onların hak tarafından olduğunu , şahsının,isteklerinin halinin ve makamının Allah ın bir lutfu olduğunu kabul etmesi
Fakr altı mertebedir.
Marifette Tanrıyı bilmek ,sahavete layık olan kişeye sahavet etmek, Sıdkile Tanrı adını anmak,Yataran hakkında şüpheye düşmemek,dünya zevkine gönül bağlamamak,hakkına razı olmak
Yakin
Yakin dört mertebedir.Aynel yakın,ilmen yakın,hakkel yakın,zannen yakın
Aynel yakın,bir şeyin varlığını bildiği halde gidip o varlığı görmek aynel yakındır.Varlığını bildiği halde o varlığı gidip görememek ilmen yakındır.Var olan bir varlığı tam inceleyip o varlığın hakikatına ermek ( kalp gözüyle görmek ) hakkel yakındır.Gördüğü varlıga şüpheyle bakmak zannen yakındır
Tarikat piri 6 bölüm

Pirin gönlü hakkın gönlüdür,o gönüle haktan gayrı şeyler giremez,pir olan can nefsini terbiye ederek şeriat,tarıkat,marifet ve hakıkat kapılarından geçip en sonunda hak ile birleşerek hulul etmiş olur ve hak geldimi batıl gider.
Pir olan zat nefsini öldürmüştür,nefis nedir? Nefis insandaki idrak mahiyetinde cismani ve hayvani duyguları temsil eden ruhani ve latif duyğuların tekamülünde ruha ve iradeye rakip ve zıt bir güçtür.İnsanlar nefis isteklerini yenmedikçe hak katına ulaşamazlar.
Tarikatın piri 32 batında görünür,zahir batın ilimlerine de muktedir olmalıdır.Cahil bir insan pir vasfında görülemez , pir olan kişi ilim bilim sahibi olmalıdır.
1: Bilği bakımından bilinmesi gereken hıususlar , iman ikrarı , 4 kapı ,kırk makam, üçler, beşler, yediler , 12 erkan, 17 tabaka erenleri , üç farz, yedi sünnet, kırklar, 300 ler, 366 menzil
2:Sır çözmek,insanlar problemlerini pire anlattığı zaman pir onları tatmin edici bilği verebilmelidir
3:Sabırlı ola,
4:Şeytanı fiillerden uzak ola
5:Haktan hukuktan ayrılmaya
6:Taraf tutmaya,herkeşe eşit davrana
7:Zararına da olsa doğru yolu güde
8:Her nesneye sevği ile baka
9:Kendisini büyük görmeye
10:Kinden kibirden arına
11:Şehvetten uzak ola
12😁ünya malına aşırı muhabbet etmeye
13:Taliblere şefgat göstere
14:Affedici ola
15:Ehlibeyte muhabbetli ola
16:Tevekkel ola
17:Hakkına razı ola
18:İkrarında sebat ede
19:İnsanlar arası ayrım yapmaya
20:Emri bil maruf nehyi anıl münker ( iyiliği emrede,kötülüğü men ede )
21:yalan söylemeye
22:Kumar oynamaya
23:Zinaya meyilli olmaya
24:Zaniden sakına
25:İki yüzlü olmaya
26😁edi kodudan uzak dura
27:Ölçüye tartıya hile etmeye
28:Taliplerin malına göz dikmeye
29:Muhabbet ehli ola
30:İbadet ehli ola
31:İbadeti gösteriş için yapmaya
32:İnancından,imanından ödün vermeye
Makamlar 5.bölüm

sünnet üçtür.1. Sünnet Tanrı adını anmak,Tanrının emirlerine boyun eğip inancın kurallarını yerine getirmek.
2.sünnet tüm yaratıkları sevmek , kin ve kibirden arınmak
3.Sünnet güler yüzlü tatlı dilli olmaktır.
7 Farz:
1:Aşina, 2 peşina , 3 Müsahip 4. Mürebbi .5. Rehber. 6.Mürşid. 7.pir
3 Sünnet ve 7 Farz Nedir ?
3 SÜNNET
Allah’ın birliğine inanmak,
Kalbinde adavet kin kibir olmamak, hiç kimseye düşmanlık ve kötülük etmemek,
Tanrının emirlerini yerine getirmek , güler yüzlü tatlı dilli olamk
7 FARZ
Mürebbisine muti kala
Müsahib ola
Taç uruna
Sırdar ola ,kendisine verilen sırları saklaya
Hakka ve hakikate baglı ola
Zinaya ve harama bakmaya
Hakk’a sohbet kıla
Bir ağaçtır bu alem
Meyvesi olmuş adem
Esas olan meyvedir
Sanma ki agaç ola
Her insanın kendi özünde bir ilahi gerçek vardır.O gerçek çeşitli aşamalardan,evrelerden sonra hakikatı bulur.Buna öze yolculuk veya ilahi yolculuk denir.Bu yolculuk gizliden açıga doğru sırları çözmeye başlar. Bu ilahi güç her bedende mevcuttur ama iş o bedenin derinliğinde ki öze inmekte o öze ulaşmaktadır.O öze ulaşmak için çıkılan yolculuga seyri sülük denir.Seyri sülük yolunda olan yolcuya bir çok engeller rastlar , bir çok güçlükler çıkar ama erenler engelli yolu severler erenlere güçlük gerekir,bela gerekir.
Sabır:
Sabır elem sıkıntı ve belalara sızlanmayı terketmek demektir.Nefse haz veren şeylerden,uzaklaşmak anlamına da gelir Sabır hususunda kuranda 103 yerde sabır geçer
Sabır inancın ve dinin yarısı olarak nitelendirebiliriz.Sabır tasavvufta çok önemli bir makam olduğu gibi ahlakende önemli bir kavramdır.
Sabır iki yerde kullanılır
a ) kulun iradesi dahilindeki fiillerde
b ) Kulun iradesi dışında olan bela ve musibet anında ve kulun iradesi dahilinde olan fiillerde emredilenlere uymakda ve sabır kulun nehyedilenlerden sakınmada sabır olmak üzere iki nevidir.
1 ) Kul emrolunduğu hususlarda sabıra mühtaçtır.Çünkü nefis kulluktan hoşlanmaz daima başta olmak ister.Nefse ne kadar versen daha ister asla doymaz
2 ) Günahlardan sakınmak konusunda da sabıra ihtyaç vardır.Alışkanlıkları bırakmak sabıra çok agır gelir.Sabır bir nevi fren gibidir. Sabır nefsi frenlemeye yarar
Makamlar .4.bölüm

Dört çeşit insan vardır
1: Zahidler:
şeriatı temsil eder tabiatı havadır.Gözü hep yükseklerde ve burnu havalı olurlar.Her şeyi çıkar karşılığında yaparlar.Örnek ibadeti cennet zevki için,cennet sevdasına yaparlar.
2: Abitler ve edipler:
Tarikatı temsil eder tabiatı ateştir.Bir anı bir anını tutmaz bir bakarsınız çok ehil ve uysaldır kısa zaman sonra birden ateş gibi parlar yani hem yakıcıdır hemde söndürücüdür.
3: Arifler ve pirler :
marifeti temsil ederler tabiatı sudur devamlı engine akar Bu evre gönül yolunda en yüce makamdır.Arifler ve pirler dünyanın meyveleridir, onların konuşmaları ve hareketleri insanlara mutluluk verir.
4: Muhibler ve mürşitler :
Hakikatı temsil ederler tabiatı topraktır.Tanrının bütün yaratıklarından kendisini aşağı görürler ve kinden kibirden tamamen arınmış olup toprak gibi ayak altında olurlar işte onlar ölmeden önce ölmüş ve hakla hak olmuş kimselerdir.
Onlar aşk insanlarıdır,aşk kabesinin yolunu ve yordamını kör taassup bilemez,çıkarcılar ve gericiler geceler gibi gerçeklerin üstünü kapatmaya çalışırlar ama muhipler gündüzler gibi her şeyi ayan beyan gösterirler.
Muhipler Tanrı aşkı ile yanarlar onlar Tanrı sevgisi ile Ferhat gibi daglar delerler ,mecnun gibi dur durak bilmezler,onlar ülkeden ülkeye,kıtadan kıtaya fırlarlar onlar kendilerini tanımazlar ama herkesi,her şeyi tanırlar,onlar aşkın gemisine binmiş muhabbet yelkeniyle sevgi denizine dalmışlar onlar sevgi insanıdır.
İnsanlarda iki hal vardır biri dil halidir diğeri gönül halidir
eğer dilin gönülden söylerse o söz güzeldir amma dilin bedenden koşuyorsa o söz soğan ve sarımsak gibi kokar
İnsanın içinde vicdan diye bir his vardır insanın hası o dur çünkü vicdan doğrudan yaratana bağlı olup o kalbin bir köşesinde mekan tutmuştur.Bir mazluma,bir karibe baskı yapılsa işte o zaman vicdan devreye girer o sesi hisseden insan hemen içim sızladı der bu ses alemlerin rabbine bağlıdır
Nefsini ilahi nurla öyle aydınlat ki karanlığın eseri kalmasın işte o zaman yaşam bahçene bir çok nur doğar.
Şükür :
Kendisine rızık ve nimet vereni düşünüp nimetini ikrar ve itiraf ile bu ihsanından dolayı ona teşekkür etmek ve o nimeti onun gösterdiği işlerde kullanmaktır.Şükür dil,kalb ve bedenle yapılır.Şükür nimeti verenin Allah olduğunu bilmek bedenini ve nefsini Allah ın yasaklarından korumaktır.
Bakara su.152.ayetinde.( Allah ) öyle ise siz beni anın ki bende sizi anayım, bana şükredin nankörlük yapmayın buyuruyor
Makamlar 3.bölüm

Tarikat erkanı altıdır
1:Tüm günahlara tevbe etmek
2:Tanrı sözüne yani kutsal kitaplara inanmak,
3:Her şeye sabretmek
4:Takva etmemek-( Haddi aşmamak,ölçülü davranmak )
5:Uzlet etmek ( günahtan sakınmak )
6:Yaramaz işleri terketmektir

gönül makamı sekizdir

1:Sadakat : Pire ve yola bağlanmak
2:Naiblik : Cömert olmak malının fazlasını yakınlarına ve fakirlere vere
3:Abidlik : Anlayarak ve bilerek ibadet etmek
4:Zahitlik : Dinin yasaklarından kaçınmak
5: Muhiplik : Hak hukuk ve adalete taraftar olmak
6: Razılık : Aza kanaat etmek
7:Şakirtlik: Nefsiyle mücadele etmek
8:Ariflik : Anlayışlı olmak

Hikmet makamı altıdır

Muhiplik : Adil olmak
Hidayet : Kurtulmak,doğru yolu bulmak
Hikmet : Kalp ilmine vasıl olmak
Keramet : Kapalı ve gizliyi görmek
Tabiblik : Onarmak , tamir etmek
Bağlılık : Gerçek yola bağlanmak
Yukardaki sayılan hususlar aşağıdaki zatlarda mevcuttur.
Hz.Şit, Muhipdir dir, naip Adem ata dir,,Abid İHz.dris tir,,Zahit Hz.İsa dır,, Sadık Hz .Eyyüp tür,,Razı Hz.Musadır,,Şakirt Hz.Nuh tur,,Muhip Hz.İbrahim dir,, Arif Hz.Muhammed ve Hz.Ali dir,,Hızır hikmet eridir,,İlyas hakikat piridir,,Lokman dertlere devadır,,Yakub dertler atasıdır.
İlham
İlham yani vahy her insana istisnasız gelmektedir amma her insan bu olayı tam manası ile algılayamaz ancak gönül gözü açık olanlar aradaki perdeyi yırtanlar ilhamı anlarlar, vahy sadece nebilere ait bir şey değildir cenabı allah asla ayrım yaparak nebilere ilhamı has kılmamış olup cümle kullarına göndermektedir ancak olgunlaşmamış gönüllere gelen ilham kendini bulamaz ilhamlar çeşitlidir.Bir ozana gelen ilhamla bir mürşite gelen ilham onları olgunlaştırdığı gibi olgunlaşmamış kalbe gelen ilhamda tamamen inkara dönüşür.Su gibi çeşitli hallere düşer.
Suyun üç hali vardır
Katı hali buz
sıvı hali su
gaz hali buhardır .
sular bu hallerini hava şartlarına göre oluşturur amma su öz benliğinden bir şey gaybetmez suyun bu dönüşümü tamamen tabii şartlara uyğundur.
Makamlar 2.bölüm

Erenlerin izlediği yol
Tarikatın olmazsa olmazları
Tarikat yolu ve erkanı Muhammed Ali den kalmıştır
Her talibin her ustadın her pirin bu yolu bilmesi ve ona göre yolu sürmesi buyrulmuştur.Bu yol öyle bir yoldur ki anlattıkça biter bittikçe çogalır,bu makam bilgi bakımından sonsuza kadar satır satır gider ve sonsuzluğu devam ettirir,
her şeyin bir sonu birde başı vardır ama bu yolun sonu ve başı Muhammed Ali dir.Çünki onlar iki bedende bir gönül gibidirler.Onların ilki ve sonu yoktur.Onlar dünya yaratılmzdan önce varlardı,dünya var oldukça var olacaklardır , dünya yok olunca da onlar yine var olacaklardır.Onların tavsiyeleri insan olan insanlaradır.
Muhammed ve Ali nin bizlere tavsiyeleri
Tarikat ahkamında altı nesne uygulanır sıra ile
1:Cömertlik ( malının fazlası parayı,malı hayır işlerinde kullanmalı )
2:Marifet ( Yetenekli ve bilğili olmalı )
3:Yakınlık (Ruhun sükünet hali,dört türlü yakın vardır.İlmel yakin.var olduğunu bilmek amma gidip görmediği halde inanmak,,,gidip görmek aynel yakin ;,görüp künhüne ermek hakkel yakindir ,var olduğunu zannen bilmek, zannel yakın olmak)
4:Sabır ( Aceleci olmamalı )
5:Tevekkül ( işi oluruna bırakmalı )
6:Tefekkür ( Düşünmek doğruyu bulmalı )
Tarikat erkanında altı nesne önemlidir
İlim : Yararlı bilgi edinmek
Uysallık : Hayırlı işlerde uyum sağlamak
Rıza : Hakkına razı olmak
Şükür : Aza kanaat etmek
Zikir : Allahı anmak
Uzlet : Bir yana çekilip yalnız kalmak, kainatın yaratılışını düşünmek,tefekküre dalmak
Tarikat beyanında altı nesne önemlidir
İrade : Allah tan istemek
İcabet : yararlı ve güzel işlere Katılmak
Zuhlet : Şübheci olmamak
Takva : sakınmak,Allah tan korkmak
Kanaat : azla yetinmek )
Ahlak : Huy,seciye,karakter,tabiat,temiz inanç anlamlarına gelir ahlaken temiz ve dürüst olmak gerekir.
Dinin kabı güzel ahlaktır.
Makamlar-1.bölüm
Tarikatın abtesti ve makamı
Tarikatın abdesti ve makamı dörttür.
1😛irlerin yanına boş varmaya ( Biligi ile vara,istek ile vara ) pirlerin makamı boş değildir.O makam ilim,irfan ve adalet makamıdır.
2:Her zaman taharetli ola ( bedenen ve ahlaken temiz ola )
3:Elinden geldiği kadar emri bil maruf ( iyiliği emredici ) ola
4:Nehyi anıl münker ( Allah ın emirlerine uymayan şeylerden uzak ) ola
Tarikatın ahkamı ve makamı dört çeşittir.
1:Yalan söylemeye
2: Zina etmeye
3:Kumar oynamaya
4:Eli ile koymadığını almaya
Tarikatın piri ve makamı dörttür.
Yani her talibin bilmesi gereken hususlar dörttür.
1:İrşad ( Doğruyu göstermek,aydınlanmak,aydınlatmak )
2: Vasıl ( hedefi gerçek yola ulaşmak ola )
3: Biat ( Yola bağlanmak,yolun eğemenliğini kabul etmek )
4:Nazar : ( daima doğruyu aramak,doğruya ulaşmak ola )
Pişivayı fakr ve makamları dörttür. ( pişiva arınmış,kurtulmuş anlamına gelir)
1:Şam pirleri ,yol içinde yola teslim olmak
2:Türkistan inancı pirleri.Bunlara pişivayı ( fakr-fakr i sadık denir-
Hz.Muhammed, Hz.Ali ( onlara pişiva-yı fakr-marif denir ) Muhammed ve Ali isimlerinin bulunmadığı dualar kabul edilmez
3:Gayp erenleri pirleri: Muhammed Mehdi, İlyas ve Hızır
4:Yol pirleri oniki imamdır.
Fakr ve makamı altıdır.
1:Marifetle Tanrıyı bilip mürşite sahavetle varmak
2:Yakınlık,her şeye sevgi ile yaklaşmak
3:Canı gönülden Tanrı adını anmak
4:Yaratıcı hakkında şüpheye düşmemek
5😁ünya zevkine gönül bağlamamak
6:Zararına olsa da adaletten ayrılmamak hususlarıdır.
İnsan hak yolunda yürüdükçe hakikate ulaşır ancak bir çok kaleler fethetmesi gerekir.İnsan bir isme tabi iken yok olur tekrar bir isimle yeniden doğar.Esas olan isim değil insanın kutsallığıdır.İsim gölgedir ama insan asıldır.İnsanlık vasfına erişebilirse o zaman derya olan kainatın ortasına düşer.İnsan vasfına erişemeyen insanlar derya içerisinde su arar.Derya da bir çok ırmaklar vardır,o ırmakların kimisinden bal akar,kimisinden su akar kimisinden de ecel suyu akar.Ecel suyu içen
Ademin cennette iken cennetten kovulduğu gibi deryadan da makamdan da kovulur.Böylesi insanların ruhları da bedenleri ile ölüdür.
Tanrı ile cebrail
Tanrı Cebraili yarattıktan sonra huzuru saadetine çağırır ve sorar
Sen kimsin ,ben kimim, hiç düşünmü? diye sorar
Cebrail ,sen sensin bende benim yanıtını verir.Bu yanıtın içerisinde kibir,kuruntu vardır.Kibir ve kuruntu Tanrının en çok kızdığı bir huydur.
Tanrı beklemediği bu yanıta fena halde kızar ve Cebraili huzuru saadetinden kovar Cebrail neden kovulduğunun,suç işlediğinin farkına varmaz ve bu duruma gayet çok üzülür.Gök yüzünde kanatlarını açarak bir sağa bir sola uçarken ve nihayet yorulur konacak bir yer arar ama inecek yer bulamaz Yeryüzü ve gök yüzü sularla kaplı olduğundan dolayı bitkin bir vaziyette iken yorulup takatten düşmüş vaziyette gözüne yeşil bir gubbe ilişir gubbeye doğru uçarak gubbeye inmeye çalışırken içeriden bir ses yükselir
Ey Cebrail eşiğimize niyaz etki benlikten kurtulup uysal bir varlık olasın ve kinin kibirin kırıla denir.
Cebrail eşiğe niyaz eder ama hala senlik,benlik,kibir ve guruntunun ne olduğunu anlamış değildir.Kapı açılır Cebrail içeriye girer.İçeride beş tane yeşil nur görür.Yeşil nurlardan bir tanesi Cebraile rehber olur ve Cebraile birçok konuda bilgi verir.Ayrıyeten rehber Cebraile eğer Tanrı sana bir kez daha aynı soruyu sorarsa ona, Ey tanrım sen tüm kainatı ve mahlukatı yaratan ve eşin benzerin olmayan tanrısın , ben ise senin lutfunla yaratılmış aciz bir kulunum de denir
Bir süre sonra Tanrı Cebraili huzuru saadetine çağırarak aynı soruyu sorunca Cebrail bu kez Ey Tanrım sen tüm mahlukatı yaratan yüce tanrısın ben ise senin yaratmış olduğun aciz bir kulunum yanıtını verir.
Tanrı Cebraile o kubbede bulunan nurların isimlerini sorar cebrail onların isimlerini bilemez.Tanrı beyti mamurumun kapısına bak diye cebraile emreder Cebrail o isimleri cennetin kapısında okumuştur.
Bu durumu kuranda onaylar.Bakara sü.37.ayet meali.Adem rabbinden bazı isimler aldı ( o isimler hürmetine ) tevbesi kabul edildi buyuruyor.İlk insana ( Ademe ) yardımcı olan da o beş esmayı hüsnadır.
Bu isimler ; Muhammed,Ali,Fatima,Hasan ve Hüseyindir.Kuranın buyurduğu isimler başka ne isimleri olabilir? Kuranın buyurduğu o isimler kutsal isimler olmalıdır.Muhammed,Ali,Fatima,Hasan ve Hüseyinden başka daha kutsal ne olabilir?
Tanrı Cebraile ey Cebrail bundan böyle sen rehberini bulmuşsun onlara hürmetini eksiltme diye buyurmuştur..
Cebrail Tanrı tarafından affedildiğine çok sevinir tekrar gökyüzüne yükselir ve büyük bir sevinçle uçmasına devam eder
Beş tane yeşil nur Muhammed,Ali,Fatima ,Hasan ve Hüseyindir.Cebraile mürşit ( rehber ) olan Hz.Ali dir.
Hz.Ali bütün peygamberler ile gizli gelmiş olup Hz.Muhammed ile açıktan gelmiştir.
Hz.Alinin Tevratta ki ismi agısni dir
Zeburdaki ismi Edrikni dir
İncilde ki ismi İlya dır
Kuran daki ismi de Ali dir .
Hz.Ali kabeyi beytullah da doğmuştur.Kabede doğup dünyaya gelmek Hz.Ali den başkasına nasip olmamıştır.
Hz.Ali yi sevmek yüz bin haç sayılır.
Hz.Ali kılıcı ile zalime vurmuştur mazlumu korumuştur.Zalime vurmak,mazlumu rumak Allahın emridir.
Hz.Muhammed Hz.Ali ye Ebul Turab ismini vermiştir.Ebul turab toprak babası anlamına gelir.Adem topragın oğludur ama Hz.Ali topragın babasıdır. Allah bize onların sevgisine ve şefaatına mazhar eylesin.
Yerde insan gökte melek yok iken
Kuduretten bir nur indi süzüldü
Cümle mahluk kandildeki nur iken
Ayn Ali Mim Muhammed yazıldı ( Kul Hümmet )
Adem var olmadan dünya su iken,
Cebraile rehber olmadı mı Ali?
Kudreti kandilde beşi bir iken,
Sen kimsin deyipde sormadı mı Ali? ( Mehmet Ali Emektar )
Saygı ve sevgilerimle canlar
Alimler
İlim adamları iki çeşittir
1:İnci alimler kendisini yakar etrafı aydınlatır
2: İnci alimler etrafı yakar kendisini aydınlatır.
a) Kendisini yakıp etrafını aydınlatan alimler bazı yıldızlar gibidir.Bazı yıldızlar kendisini yakar etrafı aydınlatır.Örnek güneş gibi olup kendisini yakıp etrafı aydınlatır.Böylesi alimler buldukları yenilikler,düşündükleri düşünceler hep tüm mahlukatın yararına olmak şartıyle insanlığa sunulmuştur.Bu alimler dünyayı renklendiren,güzellik üzerine güzellik ekleyen yaşamı hayatı renklendiren ilim sahipleridir.
b ) Kendisini aydınlatıp etrafı yakan alimler de hem toplumun ve mahlukatın yıkımına , yok olmasına sebep olan alimlerdir. Öncelikle silah icadı ihdas ederek
insanlarla ve tüm mahlukatla birlikte doğayıda mahvetmektedirler.Bu alimler Allah ın yarattığı güzellikleri yok eden ve tabiatın yıkımına sebep olan alimlerdir.Allah öylesi alimlerden tabiatı ve doğamızı korusun diye ilim vermiştir.Bunların ilimleri hep katliam üzerine olup silah yapmak,silah satmaktır.
Silah fabrikalarının yaptıkları silahlar insan öldürmek için yapılmaktadır.
Silahlar yetmezmiş gibi füzeler,atomlar,roketler havan topları bitkisel silahlar daha birçok silah çeşitleri insanlığın yüz karasıdır.Bu yıkıma ses çıkartmayan her akıl sahibi ve düşünürlerle birlikte din adamlarıda sessiz kalıyorlar.Hatta bu silahlarla yapılan harplerin bir kısmı da ortalığı karıştırarak sadece silah satmak için yapılmaktadır.Bu silah satan ülkeler toplumları ve devletleri birbirine düşman etmek için birçok kışkırtıcı ajanlar yetiştirip ülkelere göndermektedirler.Aptal olan topluluklar da bu oyuna gelmektedirler.
Eğer bir ülkeye başka bir ülke saldırırsa tabiiki o ülke halkı vatanını kurtarmak korumak için savaşır ama öyle savaşlar yapılmış ki padişahların veya yöneticilerin çıkarları doğrultusunda veya başkalarının kışkırtması nedeniyle, keyfi olarak bir çok harpler yapılmıştır.
Bakınız kuranda yüce yaratan Maide su.32 .ayetinde İsrail oğullarına şöyle yazmıştık kim bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkartmaya karşılık olmaksızın haksız yere bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi ( suçlu ) olur Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur buyuruyor.Bunlar bir can kurtaracaklarına milyonlarca insan öldüren silah fahrikaları için ilim yapan ilim adamları ve din adamları ölen insanların veballerini ve onların yetim kalan çocuklarının veballaerini çekeceklerdir.
Prens Bismark
Ölümü 1898
Alman imparatorluğunun ilk Başkanı Peygamber ve kuran için şöyle demiştir.
Sana çağdaş olmadığımdan dolayı çok üzgünüm ( yani aynı çagda yaşamadığım için çok üzgünüm diyor ) .Ey Muhammed öğreticisi ve yayıcısı olduğun bu kitap senin değildir.O ilahidir ( bütün kainatın kitabıdır ) .Bunun ilahi olduğunu inkar etmek ,mevcut ilimlerin asılsız olduğunu ileri sürmek kadar gülünçtür .Bunun için insanlık senin gibi bir varlığı bir defa görmüş ,bundan sonra da göremeyecektir.Ben heybetli huzurunda saygı ile eğiliyorum diyor .

Bismark gibi kuranın batını yönünü anlayan bilim adamları kuranın o kadar nasuh ve mensuh duruma getirilmesine rağmen kuranın ilahi kanun olduğunu tüm dünyaya duyuran sayın Prens Bismark bende sana Allah dan rahmet diliyorum.Sen gerçek bir devlet ve bilim adamıydın hep gerçekleri yansıttın.
İslam aleminde o ilahi kitab kapatılmış,Emevilerin,Abbasilerin peygambere atfen uydurdukları hadisler o ilahi kitab yerine kullanılmaktadır.
O ilahi kitabı bırakıp uydurma hadislerle o kutsal dini amacından saptıranlar yarın ulu divanda hangi yüzle Allah tan rahmet,Hz.Muhammed den şefaat bekleyecekler?
Ya Muhammed
Sen Allah ın yarattıklarına Allah için yumuşak ve tevazu gösterirdin , sen iyilik meleği olarak bütün halklara lutuf ve ihsanda bulunurdun,sevdiğin zaman Allah için severdin,buğzettiğin zaman Allah için buğzederdin ,Allah ın en güzel yaratıcılık sanatı net olarak sende zuhur etmiş sen ve senin ehlibeytin ilim denizinin ilmin başı olarak birer inci danesisiniz
Pervane gibi senin ve ehlibeytinin muhabbet güneşinin ışığına feda olmasa bu ruh kuşunu vücut yuvasında asla beslemem.
Senin ve Ehlibeytinin gittiği yolda yürüyenlere muhabbetimi sunarım.
Sen ve Ehlibeytin şefaat hazinesine malik ve cennetteki kevser havuzunun sahibisiniz.Sizin ayak bastığınız topraklar aşk ehlinin kabesidir.Güneş her sabah o topraklara secde ederek ışığını sizden almaktadır.
Sizin gerçek mushafınızın şerhini okuyamayanlar kuranın gökten yere ne için indiğini de bilemez.Meleklerin ellerinde bulunan kainat levhası sizin aşk kitabınızın birer yaprağıdır.
Benim gönül sayfamda senden ve ehlibeytinden başkasına yer yok.
Sizin sevginizi bana nasip eden Allah a minnetim ve şükranım sonsuzdur.
Mustafa Metin: Teşekkürler Kemal abi saygılar
Dostluk
Dostluk:Küsgünleri barıştırıp kini,kibiri ortadan kaldırmak en büyük ibadettir.İbadet sadece eğilip bükülmek,toprağa kafayı vurup kaldırmak değildir,her şey dostlukla,barışla , kardeşlikle güzelleşir.Dostluk sadece insanlara değil tüm mahlukata ve tabiata faydalıdır.Ağaçlar ve nebat onları sevenlere onlar dilsiz dudaksız teşekkür eder ve sevgi beslerler.
Dostluğu beden gözü ile değilde kalp gözü ile irdelerseniz akıl almayacak kadar yararları vardır.Bir gün bir daraldığınız an bir insan size dostça el uzatsa ve yardım etse siz ne kadar mutlu olursunuz , işte sişzin uzatacağınız dostça el de başkalarını sonsuz mutlu edecektir.Eğer dostluklar çıkar üzerine kurulursa o dostluk pek muteber sayılmaz ve çabuk yok olur.çıkar gözetmeden yapılan dostluklar insanlarla beraber tüm mahlukata yararlıdır.
Dostluk sevgi ile olur,sevgi her şeyi güzelleştirir,sevginin girdiği gönülde kin kibir düşmanlık bulunmaz,sevgi tebessümle başlar,muhabbetle devam eder,sevgiye bütün mahlukat mühtaçtır,yobazlar,bağnazlar sevgiden hoşlanmazlar,onlar çıkarı menfaatı severler
Mahlukata karşı dostluk: Mahlukata karşı dostluğun önemli oluşu mahlukatı beslemek,büyütmek ve korumak olup onlara gerekli ihtimamı göstermektir.
Ağaçlara ve nebata karşı dostluk:Ağaçları ve nebatı sulayıp bakımı yapmakla ağaçlardan ve nebattan hem insanlar ve hemde hayvanlar faydalanırlar.Dostlukla dünya güzelleşir,tabiat güzelleşir,yaşam güzelleşir,toprak yüzümüze tebessümle bakar,sular sevgi dolu şarkı söyleyerek akarlar ,güller,bülbüller ve tüm tabiat güzelleşir.
Ah insanlar sevgiyi anlayabilseler
Mustafa Metin: Saygılar Kemal abi